Dişeti hastalığı nasıl önlenir?

Periodontal hastalığın önlenmesinde en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir. Dişleri sağlıklı bir durumda sürdürmek için, günlük ağız bakımı işlemleri ile (diş fırçalama ve diş ipliği kullanma) bakteriyel diş plağının uzaklaştırılması gerekmektedir. Dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi de aynı derecede önemlidir. Günlük ağız bakımı işlemleri diştaşı oluşumunu en az düzeye indirebilir, ancak tamamen önleyemeyebilir. Diş fırçası, diş ipliği veya diğer temizlik araçları ile ulaşılamayan bölgelerin bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi mevcut diş plağı ve/veya diştaşının uzaklaştırılması açısından gereklidir.

Dişeti hastalıklarının tedavisi nedir?

Başlangıç Periodontal Tedavi Sonrası Öneriler:Bilindiği gibi, komplike olmayan, basit gingivitis interdental ve marjinal dişetini etkileyen en yaygın dişeti hastalığıdır. Dişeti kanamasının başta gelen nedenlerinden biridir. Tedavisindeki başarısızlık yıkımın daha derin periodontal dokulara ilerlemesine ve erken diş kayıplarına neden olabilir. Diş plağını ve plak birikimini artıran ve/veya uzaklaştırılmasını engelleyen faktörlerin eliminasyonu başlangıç tedavi girişiminin ana hedefi olmalıdır. Basit gingivitis tedavisinde; dikkatli bir muayene yapılarak diş plağı, diştaşı, besin birikimi (food impaction), taşkın veya bozuk konturlu restorasyonlar, irritasyon oluşturan hareketli protezler ve cep derinlikleri değerlendirilmelidir. Basit gingivitis tedavisi tek seansta bitirilmemeli ve sırasıyla şu aşamaları içermelidir. 1.Komplike olmayan gingivitis tedavisi plak kontrolünün öneminin hastaya anlatılması ve öğretilmesi ile başlamalıdır. 2.Dişler plak, diştaşı, boya gibi tüm eklentilerden arındırılmalı ve iyi bir polisaj işlemi yapılmalıdır. Polisaj, gingivitisin tekrarını önleyici önemli bir faktördür. Gingivitisin başlamasında ve diştaşı oluşumunun başlangıç aşamasında en önemli faktör olan bakteriyel plak polisaj yapılmamış pürüzlü yüzeylerde cok daha çabuk birikir. 3.Hasta kontrole geldiğinde dişeti gözlenir ve plak eliminasyonunun etkinliği değerlendirilir. İltihabın hala mevcut olduğu alanlarda diştaşı ve plak eliminasyonu tam olarak başarılamamış olabilir. Tekrar temizlik işlemi yapılır, hasta plak eliminasyonu konusunda yeniden motive edilir. Tedavinin başarısı veya aşağıda sıralanan başarısızlık nedenlerinin değerlendirilmesi için hasta mutlaka kontrole çağırılmalıdır.

Gingivitis tedavisinde başarısızlık nedenleri: Özellikle mine-sement birleşiminin apikalinde kalan alanlardaki minik diştaşı partikülleri tam olarak elimine edilmemişse, Birikimler temizlendikten sonra iyi bir polisaj yapılmamışsa, Dişler üzerindeki eklentiler temizlenmiş ancak, irritasyonun primer nedeni elimine edilmemişse, Hasta etkin bir plak kontrolü yapamamışsa. Tüm bu tedavi sırasında hastaya verilmesi gereken bilgiler ve öneriler: 1. Periodontal hastalıklar dişeti iltihabı ile başlar ve dişeti iltihabının en önemli etkeni diş plağıdır. Diş plağının kalsifiye olması ile diştaşı oluşur. Diştaşı pürüzlü bir yüzeye sahiptir ve üzeri daima kalsifiye olmamış plak ile örtülüdür. Böylece diştaşı, plak için uygun bir yuva oluşturarak iltihabın sürmesine ve şiddetlenmesine neden olur. Bu nedenle oluşmuş diştaşları mutlaka hekim tarafından temizlenmelidir. Temizlenmiş bir ağızda diştaşının yeniden oluşumu etkin bir ağız bakımı ile engellenebilir. 2. Hasta tedavi sonrası olası kanama konusunda uyarılmalıdır ve kontrole geldiğinde bu kanama alanları ve tipi değerlendirilmelidir. Kanama marjinal dişetinden geliyorsa, yeni oluşan plak bu kanamanın nedenidir ve plağın eliminasyonu problemi çözer. Kanama eğer cep tabanından geliyorsa kök yüzeyi tam olarak temizlenememiş ve kalan eklentiler, plak nedeni ile biyolojik olarak uygun nitelik kazandırılamamıştır. Kanamanın tam olarak eliminasyonu için bu eklentiler tamamen temizlenmelidir. 3. Diştaşı temizliği dişlere zarar verebilecek veya tehlikeli bir işlem değildir. 4. Diştaşı temizliği yapıldıktan sonra dişlerde hassasiyet olabilir, bu durum normaldir. Diştaşı temizliği sonrası önceden diştaşı ile örtülü yüzey açığa çıkar ve açığa çıkan bu yüzeyde soğuk ve sıcağa karşı duyarlılık olur. Bu duyarlılığın üç-dört günde geçmesi beklenir. Önemli olan, hastanın dişlerindeki duyarlılık nedeni ile etkin fırçalama ve ağız bakım işlemlerini ihmal etmemesidir. 5. Bazı hekimler diştaşı temizliği sonrası yeni oluşacak plağın mineralizasyonunu önlemek amacı ile anti-tartar diş macunu önerebilir. Bu tür diş macunlarının özellikle bu dönemde kullanılması hassasiyet olasılığını ve şiddetini artırabilir. Periodontal Cerrahi Sonrası Postoperatif Öneriler: Yapılan periodontal cerrahi işlem sonrası hasta yapması ve yapmaması gereken işlemler konusunda uyarılmalıdır. Hastaya yapılacak öneriler; 1. Cerrahi işlem sonrası 2 saat hiçbir şey yiyip içmeyiniz. 2. Ameliyat sonrası ilk 24 saat içerisinde sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durmanız gerekmektedir. Çiğneme operasyona dahil edilmeyen bölge ile yapılmalıdır. Yumuşak ve ılık yiyecekler uygundur. Asitli meyva suları, alkollü içecekler ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerekmektedir. Aksi taktirde ağrıya neden olurlar. 3. Ameliyatı takip eden günlerde sigara içilmemelidir. Dişetini irrite ederek iyileşmeyi tehlikeye atacağından ve ağız içi sıcaklığını arttıracağından cerrahi işlem sonrası sigara içilmemesi gerekir. 4. Ameliyatı takiben 2 hafta süresince, eğer varsa, protezlerin mümkün olduğunca az kullanılması gerekmektedir. 5. Ameliyat yapılan bölgede pat yoksa veya düştüğünde süturlara bakmak için dudak ve yanağın kaldırılmaması gerekmektedir. 6. Ameliyat bölgesine konulan pat sizi rahat ettirmek ve yara bölgesini irritasyondan korumak içindir. Ağrıyı önler, yara iyileşmesini kolaylaştırır ve alışık olduğunuz aktiviteleri rahatlıkla sürdürebilmenizi sağlar. Pat ilk yerleştirildiği birkaç saat içinde rahatsızlık hissi verebilir. Dil veya parmakla patı oynatmayınız. Yerleştirilen pat küçük parçalar halinde kırılırsa panik yapmayınız. Büyük parçalar koparsa veya sizi çok rahatsız ederse doktorunuzu arayınız. 7. Hafif şişlikler olabilir. Operasyon bölgesinin üzerine ilk gün buz torbası hazırlayarak dışarıdan uygulayabilirsiniz. Sık olarak bir çay kaşığı tuz koyduğunuz bir bardak ılık su ile ağzınızı yavaşca çalkalayınız. 8. Operasyon sonrası ilk 4-5 saat içerisinde cerrahi bölgesinden bir miktar sızıntı olabilir. Bu da tükürüğünüze kırmızı renk verecektir. Bu durumda panik yapmayınız ve sızıntı devam ederse temiz bir gazlı bezi rulo haline getirip 20 dakika kadar kanama bölgesine bası yapacak şekilde uygulayabilirsiniz. Daha uzun süreli kanamalar doktorunuz tarafından kontrol altına alınmalıdır. 9. Operasyon sonrası ilk 24 saat içerisinde ürperti ve halsizlik hissi oluşabilir. Bu durum normaldir ve endişeye gerek yoktur. Günlük aktivitelerinize devam edebilirsiniz, ancak aşırı çaba gerektiren sporlar yapılmamalıdır. 10. Ameliyat sonrası iyileşme için doktorunuzun yazdığı reçeteyi uygulayınız. Eğer doktorunuz önermişse antibiyotikleri tarif edilen şekilde kullanınız. Ameliyat sonrası ağrınız olursa ağrı kesici alabilirsiniz. Bu durumda aspirin veya benzeri salisilik asit türevi ilaçlar alınmamalıdır. 11. Ameliyat edilmeyen bölgelere normal fırçalama işlemlerini uygulayabilirsiniz. Ameliyat bölgesindeki dişlerin ise çiğneme yüzeylerini fırçalayınız. Pat uygulanmamışsa o bölgedeki dişleri de fırçalayabilirsiniz. Ancak, dişipi kullanırken dişeti altına inmeyiniz. Doktorunuz önermişse fırçalama işlemleri sonrası önerilen ağız gargarasını kullanabilirsiniz. 12. Yemek sonrası ağzınızı çalkalayın. Patın üzerini nemli pamukla veya kulak temizleme çubuğu ile silebilirsiniz. 13. Doktorunuzun önerdiği süre (1 hafta veya 10 gün) sonunda dikişlerinizi aldırmak ve kontrol için doktorunuzu arayınız.

Ağız ve Çene Cerrahisi soruları
Çene cerrahisi hangi durumlarda gereklidir?
Çene cerrahisi diş hekimliği eğitimi tamamlandıktan sonra yapılan yaklaşık 4-5 yıllık bir uzmanlık gerektiren çene ile ilgili bozukluk ve hastalıkların teşhis ve tedavisi ile ilgilenen bölümdür. Çene cerrahının müdahelelerinin başlıcaları şunlardır: - Çene eklemindeki hastalıklar (çene kıtlaması) - Diş sıkma ve gıcırdatma tedavisi - Çene kırıkları tedavisi - Tümör ve kist ameliyatları - Baş ve boyun bölgesindeki apselerin tedavisi - Çene ve yüzdeki görsel bozuklukların düzeltilmesi ameliyatları - Zorlu ve gömülü diş çekimleri - Çene kemiğinin hacimsel olarak arttırılması - İleri implant cerrahisi ameliyatları - Lazer cerrahisi. Çene cerrahları bu tedavileri gerek muayenehane şartlarında gerek ameliyathane şartlarında gerçekleştirmektedirler. Diş hekimleri yetersiz kaldığı bu gibi durumlarda hastayı ağız,diş ve çene hastalıkları cerrahına yönlendirmektedirler.
Ağız ve çene cerrahının yaptığı operasyonlar ağrılı mıdır? Anestezi altında yapılır mı?
Ağız ve çene cerrahının yaptığı operasyonlar major ve minor cerrahiler olmak üzere 2'ye ayrılmaktadır. Yani daha lokalize küçük cerrahi işlemler ve daha büyük operasyonlar. Ağız içi küçük cerrahi işlemlere örnek olarak 20 yaş diş çekimleri, gömülü diş çekimleri, implant yerleştirilmesi, kök ucu rezeksiyonu, sinüs operasyonları verilebilir. Bu işlemler lokal anestezi altında normal diş koltuğunda ağrı duyulmadan rahatlıkla gerçekleştirilebilen işlemlerdir. Lokal anestezik ajanlarla operasyon bölgesi uyuşturularak kısa sürede işlem tamalanır. Bunun dışında çene kemiğini ilgilendiren daha büyük operasyonlar ise genel anestezi yada derin sedasyon ile rahatlıla yapılabilmektedir. Büyük cerrahi işlemlere örnek olarak ise; çene kemiği küçültme ya da büyütme ameliyatları, çene ucu düzeltmetörpüleme, çene kırıkları, çenelerde oluşan kist ve tümörlerin çıkarılması sayılabilir. Bu gibi operasyonlar ise hem daha uzun süren operasyonlar olduğu için hem de lokal anestezi ile ağrı ve kanama kontrolü yapılamayacağı için genel anestezi tercih edilir. Genel anestezi sonrası gerekli ilaçlar verilerek hastaların iyileşme dönemini ağrısız bir şekilde geçirmeleri sağlanır Çene ekleminde ne gibi rahatsızlıklar görülür? Tedavisi nasıl olur? Çene eklemi rahatsızlıkları özellikle bizim toplumumuzda oldukça sık görülmektedir. Çene eklemi problemleri şunlardır: Eklem bölgesinden ses gelmesi, çene eklemi etrafında yaygın ağrı, ağız açmada zorluk, çene kilitlenmesi, diş sıkma yada diş gıcırdatma, çene eklemi kireçlenmesi, çene eklemi kırıkları, çene ekleminin yokluğu gibi sendromal hastalıklar... Çene eklemi problemlerinin tedavisi başlıca 2 ye ayrılmaktadır. Cerrahi olarak tedavi yada konservatif yani minimal tedavi. Çene ekleminde en sık görülen problemler çene ekleminde hareket esnasında ses gelmesi, çene ekleminin takılarak hareket etmesi, diş sıkma ve gıcırdatma, çene ekleminde ağrı ve ağız açamamadır. Bu gibi en sık görülen rahatsızlıklarda; Çene ekleminin muayenesi hekim tarafından klinik ve radyolojik olarak yapıldıktan sonra öncelikle konservatif tedavi uygulaması yapılır. Eklem bölgesine rahatlatıcı sıcak uygulama ve egzersizler, ilaç tedavisi yada gece plağı-splinti kullanımı önerilir. Bu tedaviye cevap vermeyen daha ilerlemiş eklem rahatsızlıklarında eklem bölgesindeki ağrıyı azaltmak ya da ağız açıklığını arttırmak için eklem içi yıkama işlemi yani Artrosentez uygulaması yapılabilir. Bu uygulama özel enjektörler ile kulak önü eklem bölgesinden girilerek bu bölgenin özel solüsyonlar yıkama işleminin yapılması ve gerekirse eklem içine kayganlaştırıcı ilaç ilavesi yapılmasıdır. Bunun dışında çene eklemini ilgilendiren daha ileri hastalık durumlarında eklemin açılarak ameliyat ile düzeltilmesi de gerekebilir.
Çene ve yüz kemiği kırıkları nasıl tedavi edilir?
Çene kemiği kırıkları tedavisi oluştuğu bölgeye, kırığın tipine, kişinin yaş ve sağlık durumuna göre değişmektedir. Örneğin çocuklarda büyüme ve gelişim çok hızlı devam ettiği için genellikle kapalı tadavi yani açık ameliyat etmeden tedavi gereklidir. Bunun dışında kırığın alt çenede olması durumunda kırığın durumu uygun ise sadece işlerden destek alınarak çene teller yada vidalar yardımıya sabitlenerek yaklaşık 45 günde kırık bölgesi iyileşebilmektedir. Ancak kırık çok parçalı ise yada üst çenede ise açık olarak ameliyat ile kırık parçaların birleştirilmesi daha uygun olacaktır. Bu işlem titanyum plak ve vidalar yardımıyla yapılır. Yüz kırıkları ise genellikle bir kaza ya da travma sonucu oluştuğu için genellikle hayati tehlike arz etmektedirler. Bu kırıkların tedavisi de ameliyat ile kırık bölgelerin birebir vidalar yardımıyla tespit edilmesi ile gerçekleştirilir.
Çene ve yüz deformiteleri nasıl tedavi edilir?
Çene ve yüz deformiteleri genel olarak çene kemiklerinin kafa yapısına kıyasla uygun pozisyonda olmaması (fazla önde yada arkada olması) ya da çene ve yüz gelişiminin yeresiz yada fazla olması sonucu oluşan problemlerdir. Bu deformiteler daha ileri derece rahatsızlıklar olduğu için eğer hasta kemik gelişimini tamamlamış ise kemiksegmentlerinin yerlerinin düzeltilmesi cerrahi olarak müdahale gerektirir. Ancak hasta kemik gelişimini tamamlamış yani çocuk yaşta ise sınırlar elverdiğince çene ve yüz bölgesine ortopedik olarak müdahele edilir ve bazen de cerrahi müdaheleye gerek kalmayabilir.

Protez öncesi ağızda ne gibi cerrahi bir işlem yapılmaktadır?

Protez yaılmadan önce ağız içindeki sert ve yumuşak dokuların durumu çok önemlidir. Fonksiyonel ve estetik bir protez için çeşitli müdaheleler gerektiğinde yapılırsa daha sağlıklı bir protez yapımı mümkündür. Hareketli protez öncesi kemik çıkıntılarının düzeltilmesi sarkık diş etinin kesilerek alınması ve damakların daha uygun hale etirilmesi bu işlemler arasında sayılmaktadır. Sabit kalıcı protez yapmak için implant uygulaması da bu uygulamalar arasında sayılabilir. Çene kemiği içerisine uygun bölgelere, uygun sayıda, uygun kalınlık ve uzunlukta titanyum implant vidaları yerleştirilerek bu vidalardan destek alınarak yapılacak olan porselen protezlerle ağzında hiç dişi olmayan bir kişi de tamamen sabit dişlere kavuşabilir. Mevcut dişleri ağızda yer alan bir kişinin estetik amaçlı porselen yaptırması öncesinde altın oran ve estetik gülüş tasarımı yapmak çok önemlidir. Özellikle ön bölgedeki diş kaplamalarında dişeti seviyelerinin eşitlenmesi ve estetik gülüş seviyelemesinin yapılması protez öncesinde gerekli işlemlerden biridir.

Gülüş estetiği birçok kişinin diş hekimine başvuru sebeplerinin başında gelmektedir. Hastalar dişlerinin genel estetiğinden memnun olmazlar, kendi tabirleriyle 'gülmeyi unuturlar'! Bu tip durumlarda tabi ki kişilerin odaklandığı şey, ön bölgenin estetiği olmaktayken, çoğu zaman arka bölge çok daha kötü durumda olmaktadır. Gülüşün yeniden düzgün ve uzun ömürlü olarak düzeltilebilmesi için, fonksiyonel ve aynı zamanda estetik bir tedavi planlama zorunluluk haline gelmektedir. Her zaman sadece dişlerinin 'görünen kısmı ile' ilgilenen bireylere söylediğimiz bir örnek var: Evde yangın varken, duvarları boyamak anlamsızdır! Gülüş tasarımını yaparken önce final görüntüyü planlamamız gerekmektedir. Bu uygulamaya GÜLÜŞ TASARIMI denmektedir. Bu uygulamanın bilgisayar ile dijital ortamda yapılması işlemine de DİGİTAL GÜLÜŞ TASARIMI denmektedir. Hastalar diş hekimlerine başvurduğunda birden çok sıkıntısı olabilir. Dişlerinde aşınmalar, eklemlerinde ağrılar, diş eksikliği, enfekte dişler... Bunların temel sebebi olarak ise, genetik faktörler, hijyen eksiklği,sistemik rahatsızlıklar,kullanılan ilaçlar …….gibi faktörleri sıralayabiliriz. Şu anda kişilere Diş Hekimliğinin farklı bir bölümüyle yaklaşım gösterilmektedir. Muayene sırasında ağızda, çenedeki eksiklikler tespit edilip öncelikli olanlar kişiye anlatılıp, gülüşünün planını yapıp, o plana uygun bir tedavi ile dişlerin genelini tedavi etmektir klasik prosedür. Şimdi bu olay dijital ortama taşındı; sözle anlatmanın yanı sıra görsel olarak da hastaya anında işlemler bittikten sonra nasıl bir ağza sahip olacağı, nasıl gülümseyeceği hekimine ayıracağı birkaç saat içinde gösterebiliyor. Fotoğraflar ve videolar çekiliyor. Digital Smile Design yani Dijital Gülüş Tasarımı uygulaması yapılıyor. Sonrasında bütün tedaviler tamamıyla Dijital Diş Hekimliği ile Dijital olarak, Cad Cam teknolojileri ile yapılıyor.

20 lik diş ağrısı kaç gün sürer
20 lik dişler kolay çürüyebilen ve kolay bir şekilde iltihaplanabilen dişlerdir. Diş hekimleri 20 lik dişlerde olsuşan mevcut sorulardan sonra bu dişlerin bir an evvel çekilmesini önerir. Bize en sık gelen sorulardan birisi de 20 lik diş ağrılarında neler yapılabilir ve bu ağrılar kaç gün sürer ? 20 lik yaş dişlerinin ağrı yapmasının birçok nedeni olabilir öncelikli olarak 20 lik dişlerde oluşan mevcut sorunların bulunması ve bu sorunların bir diş hekimi tarafından tedavi edilmesi gerekir. Yirmilik dişlerde oluşan sorunlar genellikle tedavi edilememekte ve diş hekimleri bu dişin bir an evvel çekilmesini istemektedir. Diş hekimlerinin yirmilik dişlerin çekimini istemesindeki en önemli nedenlerinden birisi diğer çevre dokulara ve diğer dişlerinde 20 lik dişte oluşan iltihaplanmadan zarar görmemesidir.
20 lik diş ağrısına evde ne yapılabilir ?
Yirmilik diş ağrısı çok can yakıcı ve insana acı veren bir ağrıdır. 17 yaşından itibaren çıkmaya başlayan yirmilik dişler çıkarken ayrı, iltihaplandığında ayrı bir ağrı vermektedir. Diş ağrısı hiçbir ağrıya benzemez oldukça sinir bozucu çene bölgesine vuran kulaklara vuran ve baş ağrısı yapan bir ağrıdır. 20 lik dişler iltihaplandığında kişiye oldukça acı verir en arkada bulunan 20 lik dişler çenede kendisine yeterli alan bulamadığında diğer dişleri de sıkıştırır bu sıkıştırma sonucunda diğer düzgün olan dişlerde de eğrilik oluşturur.
20 lik dişlerin çekilmesi
Genellikle 20 lik diş çekimleri ameliyatla sonuçlanan işlemdir. Diş damak içerisinden ameliyatla alınır ve 20 lik diş alındıktan sonra ağrı sonlanır. Bazı yirmilik dişler bölgede gömülü olduklarından dolayı ameliyatlar daha zor ve sıkıntılı geçer. Yirmilik dişler normal çıktıklarında yine normal diş gibi alınabilirken gömülü olduklarında ise mutlaka ameliyat ile çekilmek zorundadır. 20 lik dişler çıkarken bazı durumlarda kişi de ateşlenmeye şiddetli ağrılara ve baş ağrılarına neden olur.
20 lik dişlerin çürümesi
20 lik dişlerin çürümesi de oldukça şiddetli ağrılar oluşturur ve birçok sorunu beraberinde getiren bir durumdur. 20 lik dişlerin çürüdüğü oldukça zor anlaşılır. Bu dişler genellikle en arka bölgede olmalarından dolayı oluşan iltihaplar çok zor fark edilir ve fark edildiğinde ise iş işten geçmiş olur bu durumda 20 lik dişler kişide feci bir baş ağrısı ve çene kulak ağrılarına neden olur bazı durumlarda kişiler diğer dişlerde de ağrıyormuş gibi acılar oluşturur.
Diş hekimine gitmeyi ihmal etmeyin

Diş çürükleri ve diş iltihaplanmaları kalp rahatsızlıklarına da neden olabilmektedir özellikle yirmilik dişlerdeki ağrılar ve iltihaplanmalar kişide farklı hastalıkların oluşmasına da neden olabilmektedir. 20 lik dişlerde oluşan çürükler ve iltihaplar sonucunda diş hekiminiz kanal tedavisi ve dolgu tedavisi yapmayacaktır. Çünkü bu dişlerde oluşan çürük ve iltihaplanmaların tekrarlanabilme olasılığı çok yüksektir.
20 lik dişlerin çekilmesi ağrılı bir işlem midir ?
20 lik dişlerin çekilmesi ağrılı bir işlem değildir öncesinde yapılan anestezi uygulaması ile çekim işlemi sırasında kesinlikle ağrı veya sızı hissetmezsiniz yaklaşık olarak normal bir diş çekimi 30 saniye ile bir dakika arasında sürmektedir. Yirmilik dişlerin çekimi ise 5 dakika ile yarım saat arasında değişmektedir.
Yirmilik diş ağrıları için ne önerirsiniz ?
Doktorunuz yirmilik dişler için genellikle basit ağrı kesici ilaçlar önermektedir bitkisel olarak ise karanfil yağı diş ağrılarında oldukça etkilidir karanfil yağı aktarcılarda temin edebilirsiniz bir pamuk yardımıyla ağrıyan diş üzerine koyulabilir ve kısa sürede bu durum ağrıyı kesecektir. Fakat bu durum geçicidir mutlaka 20 lik diş iltihaplanmalarında veya çürüklerinde bir diş hekimine başvurmanız gerekmektedir.
20 lik diş çekimi sonrasında ağrılar ne kadar sürer ?
20 lik diş çekimi sonrası ağrılar bir veya iki hafta kadar devam edebilir. Bu normal bir süreçtir. Bu sürecin ardından ağrılarınız dinecek ve tamamen ortadan kalkacaktır
Diş ağrıları neden kaynaklanır ?
Diş ağrıları, dişlerin çürümesi, diş minesinin zarar görmesi, diş etlerinin iltihaplanması ve bunlara benzer nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Diş ağrıları hemen hemen herkesin başına gelen bir rahatsızlıktır. Diş ağrıları genellikle önemsenmeyen ağrılar olarak geçiştirilir. Ağrılar şiddetlenmediği sürece diş hekimine başvurulmaz. Fakat bu durum ile karşılaşmadan önce mutlaka düzenli olarak Diş Hekimi kontrolleri ile diş sağlığımız kontrol altına alınması gerekir.Diş ağrılarının sebepleri nelerdir ?
Diş çürükleri, dişler üzerinde meydana gelen aşınmalar, diş eti hastalıkları, 20 lik diş çürümeleri, 20 lik diş iltihaplanması ve gömülü dişler en sık ağrıya neden olan rahatsızlıklardır.

Diş Taşlarını Temizletmek Zararlı Mı?
Halk arasında dolaşan “diş taşlarını temizletmek zararlıymış” söylentilerine cevap verelim. Dişlerde bakteri plağı biriktiğinde ve temizlenmediğinde sertleşip taş haline gelir. Bakteri plağından oluşmuş sertleşen bir yapının faydalı olması mümkün değildir. Diş taşları bütün diş eti hastalıklarının en temel etkenidir. Diş taşının oluşumunda önemli etkenlerden biri de tükürüktür. Tükürüğün yapısına göre diş taşı daha fazla oluşabilir. Ancak ortamda yemek artığı ve bakteri plağı olmadıkça, tükürük yapısı ne olursa olsun, diş taşı oluşamaz. Diş taşı ancak bir diş hekimi tarafından temizlenir, ancak siz dişlerinizi düzenli fırçalayarak diş taşı oluşumunu önleyebilirsiniz. Diş temizliğinin tekrarlanma süresi, arzuya göre daha sık aralıklarla uygulanabilse de en ideal aralık 6 ayda bir olacak şekildedir. Özgürce gülümsemeniz dileğiyle…

Gülüş Tasarımına Nasıl Başlanır ?
Gülüş tasarımına öncelikle hastanın yüz hattının nasıl bir geometrik şekle uyduğu tespit edilerek başlanır. Hastanın yüzündeki hatlar dişin nasıl bir formda seçilmesi gerektiğinin ip uçlarını verir. Kadın ile erkeğin anatomisi birbirinden çok farklıdır. Erkeklerin yüz hatları daha keskin ve barizdir. Alın burun, çene ucu orantısı kadının yüzüne göre değişiklikler gösterir. Kadınlarda ise geçişler daha yumuşak burun ve kaş kemerleri biraz daha belirsizdir. Dişlerde de aynı orantıda paralellik vardır. Gülüş tasarımında gülümseme olduğu zaman meydana gelen görüntüde ideal bir gülümseme ile kıyaslandığı zaman eksik veya fazla olan noktalar, hastadan çekilen ön cephe, profil, gülümseme fotoğrafları ile dental röntgenler aracılığı ile belirlenip, tasarıma başlanır. Kaç Çeşit Gülüş İfadesi Vardır? Sadece dişlerin rengi, formu veya pozisyonlarından oluşan sorunların giderildiği, tedavinin yalnızca dişler ile sınırlı olduğu tasarımların dışında diş etlerinin küçük müdaheleler ile seviyelendirilmesi, dudakların dolgunluğu ve kontürünün tekrar şekillendirilmesi gibi yumuşak dokular üzerinde de bir çeşit toparlamaların yapıldığı gülüş tasarımları da mevcuttur Buna göre gülüş ifadelerini genel olarak üç ana başlıkta toplarız. Bu ana kategoriler de kendi içlerinde değişik çeşitlere sahiptir:

1) Çekici Gülüş (Sexy Smile)
Çekici gülüş ifadesinde ön dişler yan dişlere göre fark edilebilinecek kadar uzundur. Aslında genç insanlarda durum genellikle böyledir, ön keserler ilk süren dişler olduğundan zaman geçtikçe yıprandıklarından dolayı boyları kısalır. Bu durum da yaşlı bir görünüm getirir. Çekici bir gülümsemeye sahip olabilmek için ön dişler diğer dişlere göre kendini belli edecek şekilde daha uzun olmalıdır. Ön dişlerin bu tarzda ki dizaynı hastaya genç, dinamik ve çekici bir gülümseme kazandırır. Ancak genel olarak bu kategori genç yaştaki bireyler için daha uygundur.
2) Entellektüel Gülüş (Sophisticated Smile)
Burada dişler yatay ve düz bir çizgi üzerine inci gibi sıralanmışlardır. Entellektüel gülümseme kişiye olgun ve bilgili bir ifade verir. Bu gülümseme yüzün alt tarafını daha fazla belirginleştirir. Genç yaşlarda dişler ilk sürdüğünde herbirinin uzunlukları farklı iken, orta yaşlarda dişler eşit boylardadır. Estetik diş hekimliği sayesinde bu dezavantajlı olan durumu avantaj haline getirerek hastaya olgun, bilgili ve entellektüel bir gülüş tasarımı yapabiliriz.
3) Sportif Gülümseme (Sporty Smile)
Entellektüel gülüş ile Çekici gülüş arasındadır bir tasarımdır. Orta kesici dişler yan kesicilerden biraz daha uzundur. Sportif gülümseme tasarımı,hastanın yüzüne alışıla gelmişlerin dışında, içten ve sıcak bir ifade kazandırır. Ancak gene de bu gülümseme entellektüel gülümseme kadar ciddi değilken, çekici gülüş dizaynı gibi de genç değildir. Gülüş Tasarımında Hangi İşlemler Yapılabilir? Gülüş tasaramında baş vurulan genel tedavi seçenekleri; Diş eti pleang Diş etinin sağ ve solda düzenlenmesi Dişi beyazlatma(bleaching) Kompozit lamina Porselen lamina Lumineers Tam seramik kaplamalardır. Dişlerde var olan görüntü bozukluklarının seviyesine göre ortodontik tedavilerin de yapılması gerekebilir. Bunun dışında pembe estetik denilen, diş etlerinin seviyesinde ki farklarının düzeltilmesi, gülümseme anında çok fazla görünmesi halinde diş etlerinin küçük bir müdahale ile kısaltılması, esmer olan kişilerde veya fazla sigara kullanımının sebep olduğu diş etlerinde ki koyu renklerin giderilmesi de temelde uygulanan işlemlerdir. Gülüş Tasarımı Ne Kadar Sürede Uygulanır? Gülüş tasarımı için gerekli olan süre yapılacak olan tedaviye göre değişmektedir. Kişinin muayene sonucunda süreç ile ilgili olarak kesin bilgilere ulaşması beklenmektedir. Gülüş Tasarımı Pahalı Bir İşlem midir? Gülüş tasarımı ağız ve diş sağlığının dışında kişinin kendine olan güveninde artmasını destek olan estetik bir operasyonlar müdahalesidir. Bu sebeple gülüş tasarımı maliyeti yapılacak olan tedavilerin türüne göre değişkenlik göstermektedir. Gülüş Tasarımını Kimler yaptırmalı? • Dişlerinizi gizlemeyebilmek için rahatça gülemeyen, • Gülerken çenesi daha fazla küçülen ya da daha fazla belirginleşen • Burun ile dudak arasındaki çizgisi çok fazla derinleşen, • Gülerken dudaklarınız çok incelen • Başkalarının gülüşünü daha fazla beğenen • Gülmekten korkan kişiler, gelişen teknolojinin estetik cerrahlara sunmuş olduğu imkanlar ile kişiye istediği ve hayal ettiği gülüşü geri kazandırabilecek ve öz güvenlerini yeniden kazanmalarına yardımcı olacaktır

Gülüş Tasarımı Nedir ?
Gülüş tasarımı hastanın hayal ettiği, aynaya baktığı zaman karşısında görmek istediği gülümsemenin; kendisine uygun ve doğal olacak bir şekilde yüz şekli, ten rengi, dudaklar, dişler ve diş etleri gibi çevre dokular dikkate alınıp hastaya sağlıklı olarak uygulanmasıdır. Gülüş tasarımı, doktorluk ile sanatın beraber uygulanarak, kişiye özel ideal gülüşü yenilemektir. Yani adından da anlaşılacağı gibi gülüş tasarımı kesinlinle kişiye özel olarak hazırlanan bir uygulamadır. Bu tasarım eğer kişiye özel bir şekilde hazırlanmaz ise, estetikten bahsetmek mümkün olmaz. Böylelikle bütün insanların dişleri birbiri ile hep aynı olur, bu da çok hoş olmaz. Kişiye göre bazen yalnızca diş beyazlatma ile hastanın gülüş estetiği sağlana bilirken, bazı kişilere göre de birkaç dişe müdahale etmek gerekebilir. Hatta arka dişlerini kaybetmiş olan kişilerin arka dişlerine ve yanaklara yapılacak destek ile gülüş estetiği sağlanabilir. Gülüş tasarımında diş ve diş etinin birbiri ile olan uyumu da oldukça önemlidir. Diş ile diş etinin aynı oranda görünmesi lazımdır. Bayanların önde ki iki dişin çok az daha uzun olması, erkeklerde ise, dişlerin homojen bir şekilde dağılması, dişlerin yanaklara desteğinin olması ile hem daha estetik hem de daha sağlıklı olan dişlere sahip olmak gayet mümkündür. Hastanın yüz şekli, ten rengi, güldüğünde oluşan dudak şekli gibi bir takım kriterleri kaydederek hekim buna göre bir takım çalışmalar yapar. Hastaya ait bir çok diş formu, diş boyu, birkaç diş dizilimi öncesinden tespit edilip, laboratuar ortamında bir takımı çalışmalar gerçekleştirilerek prova yapılır. Bilgisayar 2 boyutludur, hasta güldüğü zaman, konuştuğu zaman ve yan döndüğü zaman yapılan çalışmanın hastanın ağzında nasıl görüneceğini görme açısından hekime kesin bilgi vermez. Bu sebep ile hekimin hastanın dişlerine yapıştırma yapmadan önce, hesaplanan model üstünden alınan ölçü ile hastanın ağzında diş formunu görmek daha fazla faydalı olur. Bu çalışma hem daha inandırıcı, hem daha gerçekçi hem de hekimi sonuca götürmek adına daha sağlıklı bir çözümdür. Bu sebepten dolayı diş renginin seçimi, model çalışması, estetik tasarımı, diş eti estetiği gibi çalışmalar kişinin fiziksel özelliklerine ve isteklerine özel olarak yapılır. Bu tip çalışmalar neticesinde gerçek sanatsal bir çalışma meydana gelir ve kişinin gülüşü kendisine özgü olur. Bu çalışmalardaki doktorun en önemli yardımcısı digital planlamadır. Digital planlama çalışması ile fotoğraf çekilip hastanın bütün kayıtları bilgisayar ortamına aktarılır. Aktarılan kayıtlar üzerinde özel bir program yardımı ile istenilen gülüş tasarımı gerçekleştirilir. Bir çok seçenekli çalışma yapılarak dişler hastaya uygulanmış gibi kişinin fotoğrafı üzerinde çeşitli modellemeler yapılır. Hasta ve hekim bu çalışmalar doğrultusunda karşılıklı olarak hangi model ve hangi renk olacağına birlikte karar verir. Böylece sürpriz bir sonuçla karşılaşılma riski ortadan kalkmış olur.

Diş teli tedavisinde merak edilenler
Ortodontik tedavi yaptırmak isteyen hastaların en çok sorduğu sorular
Çocuklarda uzun süreli parmak, emzik ve biberon emme, hatalı yutkunma, ağızdan nefes alma gibi kötü alışkanlıklara erken dönemde müdahale edilerek alışkanlık ortadan kaldırılırsa, diş ve çene bölgesinde meydana gelebilecek deformasyonların önüne geçilebilmektedir “Ancak genetik geçişin olduğu bir takım problemlerin önüne geçilememekte, bu vakalarda ortodontik tedavi uygulanması gerekmektedir. Çapraşık diş gelişimini önlemek için her yaşta ortodontik tedavi yapılması mümkündür. Ancak yaşa göre tedavi planlaması ve tedavi süreleri değişkenlik gösterir”
1. Kimler Ortodontik Tedavi Yaptırmalıdır?Üst çene ve/veya alt çenesi normalden ileri veya geride olan, üst dişleri alt dişlerini çok fazla örten ya da hiç örtmeyen, dişleri çapraşık veya seyrek olan, diş eksikliği, diş fazlalığı veya gömülü dişleri bulunan bireylerin ortodontik tedavi ihtiyacı bulunmaktadır.
2. Ortodontik Tedaviye Ne Zaman Başlanmalıdır?
Tedaviye başlama yaşı problemin kaynağına göre farklılık gösterir. Alt ve/veya üst çenenin konumundan kaynaklanan bozukluklarda tedaviye büyüme ve gelişim dönemindeyken başlanması gerekirken, çapraşıklık ve seyreklik gibi diş diziliminden kaynaklanan problemlerde yaklaşık 12 yaş civarında tedaviye başlanabilir. Doğru zamanlamanın belirlenebilmesi için çocukların 6-7 civarında bir ortodontist tarafından muayene edilmesi önem taşımaktadır.
3. Ortodontik Tedavi Kaç Yaşına Kadar Yapılabilir?
Her yaşta ortodontik tedavi yapılması mümkündür. Ancak yaşa göre tedavi planlaması ve tedavi süreleri değişkenlik gösterir.
4. Ortodontik Tedavi Ne Kadar Sürer?
Tedavinin süresi hastanın yaşı, tedaviye uyumu, ortodontik bozukluğun şiddeti ve uygulanacak tedavinin şekli gibi faktörlere bağlı olarak 6 ay ile 3 yıl arasında değişkenlik gösterir. Ancak dokuların biyolojik yapısı ve tedaviye verecekleri cevap her bireyde farklılık gösterebilir.
5. Ortodontik Tedavi Gören Bir Hasta Nelere Dikkat Etmelidir?
Ortodontik tedavi sırasında en fazla dikkat edilmesi gereken konu ağız hijyenidir. Tellerin etrafında biriken yiyecekler iyi temizlenmediği takdirde diş yüzeylerinde renklenme ve çürümelere neden olur. Bu nedenle her öğünden sonra dişler mutlaka fırçalanmalıdır. Tedavi süresince kuruyemiş gibi sert gıdalardan uzak durulmalı, elma, armut gibi yiyecekler dilimlenerek yenilmeli, zeytin, erik gibi gıdalar çekirdeği çıkartılarak tüketilmelidir. Asitli içecekler tüketilmemeli, sakız gibi yapışkanlı gıdalardan uzak durulmalıdır.

Tel Takmak İlerde Diş Kaybına Yol Açar mı?
İmplantın sağlık açısından yararı veya zararı var mıdır?
Aslında tam olarak implantı bu şekilde değerlendiremeyiz. İmplant; çene kemiğinin içerisinde artı kendi dokusundan bir parça gibi yıllarca hatta bir ömür kalabilecek titanyum yapılı bir maddedir. İmplant, alerjik etkisi olmadığı için vücudun parçası gibi yıllarca kalabiliyor. Eğer ağızda eksiklik varsa, diş yoksa implantı o kemiği koruması için yapıp üzerine diş yaptığımızda böylelikle zarar değil tam tersine yaralı bir şey olur. Tabii ki her şeyde olduğu gibi eğer uygulamada yanlışlık varsa ve terslik olursa o noktada zarar dediğimiz sekonder komplikasyonlar oluşabilir. Önemli olan onu da oluştuktan sonra çözebilmek. O yüzden mutlaka her şeyde olduğu gibi uzmanından yardım almakta fayda var.
İmplantın yan etkisi var mı?
İmplantın yan etkisi yok. İmplantın tutması için bir süre lazım. İmplantın şöyle bir özelliği var: Normalde dişimizde ufak bir enfeksiyon oluştuğunda daha yavaş ilerler ama implant varken ufak bir enfeksiyon oluştuğunda çok hızlı ilerler. O yüzden implantınız varsa mutlaka çok iyi bakmanız gerekmektedir.
Her 20’lik diş için ameliyat gerekiyor mu?
Eğer çenenizde darlık varsa ve 20lik yaş dişiniz çıkamayarak sorun yaşanıyor ve diş kendini göstermiyor ise mutlaka ameliyat ile 20 yaş dişini oradan çıkartıp almamız gerekiyor. Ameliyat ya da normal 20 yaş diş çekimi arasında çok fazla sonrasında yaşayacağınız iyileşme süresinde aynı şeyler yaşanır. Aslında çekim de bir ameliyattır. Ameliyat uzun sürerse şişlik çok olabilir. Buna sebep olan bölgesel handikaplar var: üst çene 20 yaşlar çekimden sonra çok daha kolay iyileşir çünkü kemik çok daha beslenen bir yapıdadır ama alt çenede kemik daha serttir ve kemiğin beslenmesi daha zor olduğu için 1 haftalık iyileşme dönemi biraz daha zor geçebilir. Bazen eğer çok sert mermer yapıda kemikleriniz varsa bunların iyileşmesi biraz zor olabilir. Çünkü beslenme ihtiyacı duyar. O yüzden 20 yaş çekimi eğer basit bir 20 yaş ise sadece kısa sürer. Eğer kemiğin ve etin altında ise biraz uzun sürecek bir şeydir. Her ikisi de aslında ameliyattır.
Diş eti kanamalarının çözümü nedir?
İlk olarak diş eti neden kanıyor onu tespit etmemiz lazım. Diş eti kanamasının bir çok sebebi var. Bölgesel diş eti kanamasıysa, kanama olan bölgede çürük olabilir, kötü ya da eski protez olabilir. Protez altına yemek artığı aldığı için orada irritasyon yaptığından da kanıyor olabilir. Eğer tüm ağızda bir kanama varsa orada diş eti hastalığından söz etmek doğru olabilir. Diş eti hastalığı da kendi içinde kronik olanlar ve akut olanlar diye ayrılabilir. Kronik diş eti hastalığı 6 aylık temizliklerle kontrol altına alınabilir. Dişi iyi fırçalamanızla kontrol altına alınabilir. Akut ve agresif diş eti hastalığı mutlaka hekimin birazcık daha fazla müdahalesi gerekir. Yani diş taşı temizliği ve cilanın haricinde de müdahale gerekebilir. Biraz daha kürete etmek yani oradaki iltihaplı dokular varsa bunu kazıyıp alta almak gibi. Diş taşının kendisi durup dururken dişe ve dişi taşıyan kemik dokusuna zarar verir. Deniz kenarındaki bir taşı düşünün: üzerine yosun toparlar. Tıpkı diş taşı da bunun gibi dışardan bazı maddeleri üzerinde tutmakta çok başarılıdır. Yemek artıkları oraya tutunabilir. Pürüzlü olduğu için taş, diş eti ona sürtünür ve kanamaya sebep olur. Üstüne bir şeyler yapıştığı için kokuya sebep olur. Bir de diş taşı olduğu yerde kalmaz. Hep büyümeye meyillidir. Bu her zaman dişin üstüne sizin göreceğiniz şekilde değildir. Bazen diş etinin altında, kemik dokusuna doğru büyür. Kemik dokusuna doğru büyümesinin de yöntemi kendisine yer açması için kemiği eritmesidir. Bu sebeplerden dolayı diş taşının temizlenmesi değil diş taşının varlığı zarardır. Dişlerine en sağlıklı bakan hastada bile diş taşı 6 ayda bir az da olsa oluşabiliyor. Önemli olan sizin günde en az 1 ya da 2 defa dişinizi fırçalamanız sonrasında da zaten 6 ayda bir hekiminize görünmeniz gerekmektedir.
Tel takmak ilerde diş kaybına yol açar mı?Diş telini alanında uzmanlar yani ortodontistler takarlar. Diş telinin dişe zarardan ziyade yararı olacak bir işlemdir. Çapraşık dişlerinizin olduğunu düşünün: Çapraşık dişlerde araları temizleyemezsiniz ve çürük oluşur. Dişlerin düzgünleşmesi hem temizlemenizi kolaylaştırır hem de estetik görüntüyü düzeltirken dişlerinizin ve diş etlerinizin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. O yüzden diş telinin diş kaybına sebep olduğu söylenemez. Ancak diş teli takıldığı zaman eğer dişlerinize iyi bakmazsanız ki zaten diş teli ile dişinizi fırçalamanız zordur. Tel olduğu dönemde belki çürük oluşumuna veya diş etlerinde kızarıklıklara ya da kanamalara bu dönemde rastlayabilirsiniz. Bu sebeplerden dolayı eğer diş teli takılmışsa normal insanlardan birazcık daha fazla dişlerinizi fırçalamanız gerekir.
Ortodontik tedavi ile çeneler nasıl düzeltilebilir? Ameliyat şart mıdır?
Ortodontik tedavi bir kaç sebeple yapılır: dişler arasındaki dizilim sorunundan yani sorun dişseldir. Ya da sorun çeneler arasındaki ilişki bozukluğundandır. Yani alt çeneniz hızlı ilerliyor ve gereğinden fazla büyük öne doğru geliyor ise bu durumda ameliyat gerekir. Çünkü bu durumda artık çene kemiğine müdahale gerekir. Üst çeneniz gereğinden fazla büyük ise bu tür durumlarda yani çene ile alakalı büyüklük küçüklük sorunu var ise o zaman ameliyat gerekebilir. Ama erken müdahale olmuşsa yani ailede zaten alt çene çok önde veya üst çene çok geniş gibi çok belirgin sorunlar varsa; çocuklarınızı mutlaka ortalama 7 – 8 yaşındayken ortodontiste göstermekte fayda var. Önden koruyucu tedavi uygulanarak ilerleme engellenebilir. Bu sorunu hafifletir. Daha sonra 13 yaşlarında yapılacak ortodontik tedavinin eğer çok görüntü sorunu yoksa daha ameliyatsız hallolmasını sağlayabilir. Ortodontik tedavi çeneler arasında uyumda çok büyük bir fark yoksa, dişsel ise çapraşıklık o zaman çok daha kolay ameliyatsız halledilebilir. Alt kısmana ilerlemekte birçok dişçiye gittim ortodonti ve cerrahi olmalı dedi ne yapmalıyım? Eğer dişleriniz zaten gömük ise, dişler ortodontik tedavi veya beklenerek görünür normal hale gelemiyorsa o zaman cerrahi gerekir.
Protez dişte dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Eğer protez diş yaptırılacaksa mutlaka güvenilir, uzman ve tecrübeli bir yerde yapılmalıdır. Çünkü protez diş yapıldığında eğer olması gerekenden büyük yapılırsa diş etine baskı yaparsa diş eti problemleri oluşturabilir ya da dikkat edilmezse eklemlere de zarar verebilir. Protez yapıldıktan sonra hareketli protez ise her gün normal diş fırçalar gibi çıkartıp protezlerinizin içini ve dışını fırçaladıktan sonra tekrar protezinizi kullanmaya devam edebilirsiniz. Yapışık proteziniz varsa o zaman normal fırçalamanın dışında arayüz fırçası kullanmanızı öneririz. Normal fırçalama ile sadece dişin üç yüzeyine ulaşabilirsiniz. İlave olarak diş etleri ve dişlerin arasını küçük bir fırça ile temizlemeliyiz. Bu hem protezleriniz için hem de kendi dişleriniz için önemlidir. Eğer dişlerinizin arası çok sıkı ise diş ipi de kullanabilirsiniz.Gülüş tasarımı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Gülüş tasarımı herkese yapabileceğimiz hatta çok basit, küçük çocuklarda bile kırılmış dişe yaptığımız estetik uygulama da gülüş tasarımı içine girer. Herkes estetiğine önem verir. Fakat bazen dişlerimiz bizim görüntümüzü ve güzelliğimizi tam olarak yansıtmaz. Doğuştan küçüklük, eksiklik veya tam tersine büyüklük veya dizilim sorunu veya diş kaybına bağlı kaymalar ve aşağı doğru sarkmalar veya yukarı doğru sarkmalar olabilir. Bu tür durumlarda eğer gülüşünüzden memnun değilseniz gülüş tasarımı yaptırabilirsiniz. Gülüş tasarımı şu demektir: Aslında yüzünüze, dudağınıza ve yüzünüzdeki bazı kriter noktalara göre size yakışan ve sadece fiziksel koşullar değil, kişiliğinize, sosyal durumunuza ve beklentinize göre yüzünüze en çok yakışan, kişiliğinize en çok oturan en önemlisi sizinmiş gibi görünebilecek dişleri bulma yolculuğuna biz gülüş tasarımı diyoruz.